Gebe Kalmak İsteyen Kadınlara Öneriler

Bayanların gebe kalma durumu uzun bir dönemden geçerek gerçekleşir. Gebelik durumunun gerçekleşmesi için bazı hazırlıklar yapmak gerekmektedir. Gebe kalmak için, iyi bir gebelik dönemi geçirmek istiyorsanız aşağıda tavsiyelere uymanız yararlı olacaktır.

Gebelik Öncesi Muayene (Prekonsepsiyonel Vizit) Olmak

Gebelik dönemi öncesi genel sağlık kontrollerinizi yerine getirmeniz gerekmektedir. Genel sağlık kontrolleri gebelik öncesi, gebelik dönemi ve gebelik sonrası oluşabilecek sorunların önceden tespit edilmesi adına faydalı bir harekettir. Bu sorunların tespiti gebelik takibi sırasında oluşabilecek sıkıntıların daha iyi bir şekilde başa çıkmasında yardımcı olur. Gebelik takibinin içeriği, risk faktörlerinin yanı sıra, daha önce düşük, dış gebelik, ölü doğum ya da erken doğum yapıp yamadığı da dikkate alınarak çizilmektedir.

Gebelik takip programının ardında geçilecek aşama sürekli kullanılan ilacın düzenlenmesidir. Bu ilacın yan etkileri ile gebelik oluşum süreci birleştirilerek ilaç alımındaki doz ayarlanır.

Yaşam Tarzınızın Gebeliğe Uygun Olup Olmadığının Düzenlenmesi

Rutin hayatınızda sigara ve ya alkol kullanıyor iseniz bu olayı gebelik döneminizde bırakmanız hem sizin hem de bebeğinizin sağlığı için çok önemlidir. Bununla birlikte sigara içilen ortamlarda da bulunmamanız gerekir. Alkol ve sigaranın haricinde uyuşturucu, sakinleştirici gibi maddelerinde kullanımını bırakmalısınız.

Sağlığa zararlı olan bu maddelerin yanı sıra, sivilceleriniz(akne) varsa, izotretionin içerikli olan sivilce ilaçları kullanıyorsanız, bu ilaçların kullanımının özellikle de gebeliğin ilk haftalarında gelişmekte bebek için çok sakıncalı olabileceğini göz önüne alarak doktorunuza danışmanız gerekir. Parasetamol içeren ağrı kesici ilaçlardan da gebelik boyunca kaçınmanız önerilmektedir.

Gebe Kalmayı Planlıyorsanız, Düzenli Beslenmeye Başlamalısınız

Gebelik hayatının diğer bir önemli etkeni de toxoplazmadır. Genel sağlık kontrollerinde toxoplazma tetiklerini yaşamadığımız kesinse evde kedi beslerken hiçbir şekilde dışkısına dokunmamanız gerekir. Bunun dışında da çiğ et yemekten de kaçınmalısınız.

Gebelik döneminde sauna, tüplü dalış, ağırlık kaldırılan fiziksel sporlardan da kaçınılmalıdır.

Gebe Kalmak İçin Uygun İş Yaşamı Koşulları

Evde ve ya iş yerlerinde sürekli bilgisayar başında olan annelerin bebeklerinde daha farklı durumlar oluşması saptanmıştır. Bilgisayarlar, etrafa iyonize edici özellikte radyasyon yaymazlar ancak yine de önlem almak isterseniz, işte ve evde kullandığınız bilgisayara ekran filtresi takarak istediğiniz şekilde kullanmaya devam edebilirsiniz.

Kimyasal madde üretimi ve ya kimyasal maddeler ile beraber olan annelerin belli önlemler alması gerekmektedir. İş yeri hekimi ve ya kendi doktorları ile irtibata geçerek ne derecede önlem alınabileceğini öğrenebilirler.

Radyoloji, radyoterapi klinikleri ya da x-ray cihazı detektörlerinin bulunduğu yerde çalışan bayanlar gebe kalmayı planladıkları andan itibaren iş yeri hekimine danışmalı ve dikkat etmeleri gereken durumları bağlı bulundukları kişiye ileterek radyasyon yayan ortamlardan uzak durmalıdırlar.
gebe kalmak için

Gebe Kalamama Durumu (Kısırlık)

Korunmasız adet döngüsü döneminde bir çiftin yeterli sayıda ilişkiye girmesi halinde gebe kalma olasılı %20-%25 arasındadır. Düşük bir oran olsa da hamile kalmak isteyen çiftin çalışmalara 4-5 ay öncesinde başlaması gerekir. Bu süre içerisinde gebe kalamayan kadında ve ya erkekte sorun olduğu düşünmek yanlıştır. Düşük bir oran olduğunu varsayarsak bu dilim tutturmak biraz zordur. Gebe kalma süresini arttırarak tekrar denenmesi mümkündür.

Tekrar süresini arttıran ve herhangi bir sonuç alamayan çiftler subfertil adı verilen bir sınıfın içinde yer alırlar. Subfertil kelimesi zor gebe kalan anlamına gelmektedir. Böyle bir çiftin herhangi bir adet döneminde gebe kalma şansı %2-3’tür ve eğer tedavi edilmezlerse, 4 ya da 5 yıl içerisinde yapacakları bir deneme süreci içinde hamile kalabilirler.

İnfertil adı verilen 3. gruptaki insanların hamile kalma oranları %0’dır. Tedavi edilmedikleri sürece gebe kalmaları imkansızdır. İnfertilin belli başlı sebepleri vardır. Bunlardan;
Kadının iki fallop tüpünün kapalı olması
Kadında döllenmek için yumurtaların oluşmaması gibi sebeplerdir.

Erkekte görülen infertil nedenleri ise şu şekildedir;
Yeterli sayıda sperm olmaması gibi nedenlerin bir araya gelerek kısırlığı meydana getirmesidir.

İnfertilite Ne Anlama Gelmektedir?

İnfertilite, ya da halk arasındaki adıyla kısırlık, 12 siklus boyunca süren ve bir adet döneminin başlangıcından diğer bir adet döneminin başlangıcına kadar geçen süre içerisinde yeterli sayıda cinsel ilişkiye girildiği ve korunmadığı halde gebeliğin meydana gelmemesidir. Gebe kalmak isteyen çift bunu hiçbir şekilde başaramamış ve gebelik oluşmamışsa, primer (birincil) infertilite, daha önceden en az bir defa bile olsa gebelik oluşması durumunda ise sekonder (ikincil) infertilite adı verilir.

İnfertilite hastalığından şüphelenmeniz için en az 1 yıl beklemeniz gerekmektedir. Bu geçen sürenin ardından doktorunuza başvurmanız daha sağlıklı sonuçlar almanızı sağlayacaktır. Diğer yandan 1 yıllık süreyi beklememizin diğer amaçları bu zaman aralığında testlerin maddi, manevi ve psikolojik olabilecek tüm yüklerinden kurtulma şansınızı denemeniz için yeterli süreyi değerlendirmeniz olacaktır.

Anne adayının 35 yaşının üzerinde olduğu veya gebe kalmaya engel bir durumu olan çiftler ise 12 siklus olan bekleme süresini geçirmeden başvurmalıdırlar.

Çiftlerde Gebe Kalamama Sebepleri

Kadınların gebe kalamamasının nedeni çoğunlukla siklus döneminde oluşan %20-%25 şansı yakalayamamalarından kaynaklanır. Bu dönemde gebe kalmak isteyenler şansı arttırmak adına deneme sayılarını arttırabilir. 12 siklusluk dönemi geçirmiş ve gebe kalamamış iseniz doktorunuz ile görüşüp uygun muayene koşullarında hareket edebilirsiniz.

Gebelik oluşturamayan çiftlerle ilgili yapılan araştırmalar sonucu, infertilite görülme nedeninin %40 kadından, %40 erkekten ve %20’de her ikisinden kaynakladığı ortaya çıkmıştır. İnfertilite görülen çiftlerin %10’unda ise, gebeliğin oluşmaması için herhangi bir bulgu ortaya çıkarılamamıştır. Bu çiftlerle ilgili olarak yapılan araştırmada fallop tüplerinin açık olduğu, yumurtlamanın normal olduğu ve spermiyogramın da normal olduğu belirlenmiştir. Bu infertilite türüne “açıklanamayan infertilite” adı verilmiştir. Açıklanamayan infertilite tanısı konulan çiftlerin sayısı ise teknolojik gelişmeler sayesinde giderek azalmaktadır.

Gebelikte Yaşın Etkisi Var mıdır?

Yapılan araştırmalar ile 25 yaşındaki 100 kadın ile kadınların gebeliklerine uygun yaşlarda 100 erkekten oluşan 200 kişilik bir grupta düzenli ilişki aralıkları ile çiftlerin yarısı 5.5 ayda hamile kalmıştır. Araştırma sonuçlarından çıkan diğer bir durumda kadının her 5 yaş ilerlemesi ile cinsel ilişki tekrarının normalden 2 kat daha fazla olması gerektiği yönündedir. Erkeğin yaş artışının gebe bırakma ile çok fazla önemi yoktur. Bu istatistiki verilerden 30-34 yaş aralığındaki her 7 kadından birinin, 40 yaşın üzerinde bulunan her 4 kadından birinin 1 yıllık deneme süresi sonunda hamile kalamayacağı anlaşılmaktadır. Gebe kalmada kadının yaşının ne kadar önemli olduğu yapılan bu araştırmalarla ortaya çıkmış bulunmaktadır.

Gebe Kalmak İçin Yapılacak Cinsel İlişkinin Sıklığı

Yukarıda belirttiğimiz gibi ne kadar çok cinsel ilişki sıklığı artarsa gebe kalma olasılığı da o kadar artar. Haftada 2 ve ya daha az cinsel ilişki yaşayan çiftlerin gebe kalma olasılığı her hafta düzenli 2 sefer yapan çiftlere göre daha düşüktür. Haftada 3 ve ya daha fazla cinsel ilişkiye giren bireylerin gebe kalma olasılığı çok daha yüksektir. Bunun nedeninin ise, cinsel ilişki döneminin kadının periovulator (yumurtlama öncesi veya yumurtlama döneminden sonraki en doğurgan dönem) dönemine denk gelmesinden kaynaklanmaktadır.

Acai Üzümü

Amazon palmiye berry gibi bir çok ismi vardır.Birkaçı daha verelim: Acai üzümü, acai berry de denmektedir. Euterpe oleracea bu da Latince ismidir. Acai üzümü palmiye ağaçlarının bir meyvesidir. Rengi kırmızı mor karşımıdır. Daha çok tropikal yağmur ormanları bulunan bölgelerde özellikle Orta ve Güney Amerika’da yetişmektedir. Yerli halk bu meyveye acai berry demektedir. Türkçede ‘bağıran meyve’ olarak anlamlandırılır.
Daha çok bölgenin yerli halkı uzun yıllar bu meyveyi besin olarak kullanmıştır. Ayrıca amazon lardaki yerli halklar bu meyveyi ilaç yapımında da kullanmaktaydı.
Acai üzümü son yıllarda çok konuşulur hale gelmiştir. Hatta acai üzümünü süper bir besin diye dünyaya duyurmaya başlamışlardır. Yüksek kolesterol hastalarında,kilo kayıpları için, bazı kanser türlerinde, osteoartritlerde gibi çok ciddi hastalıklarda olduğu gibi genel sağlık içinde çok yararlar sağladığı söylenilmektedir. Lakin tüm bunlar idda halindedir. Çünkü ispatlanmış hiçbir bilimsel veri bulunmamaktadır. Acai üzümü sadece deneysel olarak sadece bağırsak MR lerinde kullanılmıştır.
acai üzümü
Acai üzümü bir meyvedir. Meyve olarak tüketildiği gibi meyve suyu olarak da tüketilebilir.Acai üzümünden elde edilmiş sular gıda sektöründe dondurma, jöle , çeşitli karışımlarla likör olarakta kullanılır. Acai üzümün ticari değeri de vardır. Bu meyve mor renginden dolayı gıdalarda doğal renklendirici olarak kullanılmaya devam etmektedir. Acai üzümünün ayrıca tablet hali, toz hali gibi üretimleri mevcuttur.

Acai Berry ve Bilimselliği

-Sağlık alanında kullanımıyla ilgili acai berry nin iyi gelip gelmediği konusunda hiçbir bilimsel kanıt mevcut değildir.
-Acai berry kullanımı ve takviyeleriyle hızla kilo kaybı olduğunu belirten iddalara karşı bunları ispatlayacak bağımsız olan hiçbir hakemli dergide yayınmış çalışması mevcut değildir. Sadece hayvanlar üzerinde çalışma yapılmış olup farelere meyve suyu verilmiştir. Bu karşılaştırma ve araştırmalar sonucunda farelerde kilo kaybı görülmemiştir.
-Acai berry nin laboratuar araştırmalarında özellikle antioksidan üzerinde durulmuştur. Bu çalışmalardan anti kansere karşı iyi bir aktivite yaptığı ayrıca anti enflamatuvara karşı da aktivite gösterdiği görülmüştür. Bu da çilek , böğürtlen, kızıkcık gibi meyvelere nazaran çok daha fazla antioksidan özelliği olduğu laboratuar çalışmalarında görülmüştür.
– Antosiyoninler ve flavonoidler gibi çok çeşitli maddeler acai üzümün içeriğinde bulunur.Yunanca kelimelerden oluşan antosiyanin bitki ve mor olarak anlam taşır. Antosiyaninler denilen bu madde tüm çiçeklerde ,sebzelerde tüm bitkilere kırmızımavi ve mor renkleri verir. Antosiyanlar en çok kırmızı ve mor renge sahip olan acai üzümü,kırmızı üzüm, kızılcık gibi meyvelerde bulunur.
-Acai berry nin yağıda güzellik ve kozmetik ürünlerinin içeriğinde kullanılır. Elde edilen bu yağ yüksek antioksidandır. Bu özelliği nedeniyle el vücut kremlerinde, şampuan yapımında ve kozmetik ve güzellik ürünlerin de kullanılan yağlara daha zengin bir alternatif oluşturur. Yalnız daha fazla laboratuar çalışması ve araştırılması gerekir.
– Genel sağlık için kullanımında özellikle kolesterol ve artrit gibi hastalıklara iyi gelme durumumda kanıtlar yeterli değildir. Bu yüzden daha .çok bilimsel kanıt ispat gerektirir.

Uyarılar ve Acai Üzümünün Yan Etkileri ve Zararları

Acai berry nin sağlığa ne derece iyi geldiği konusunda ve bu bitkinin güvenilir olup olmadığı konusunda net bir bilgi yoktur. Hakkındaki bilgiler çok azdır. Palmiye gibi türlere alejisi olan kişiler bu meyveyi tüketmemelidir. Diğer bir hususta özellikle hamiler ve emzikli kadınların bu bitkiyi tüketmeleri tavsiye edilmez.
MRI gibi testleri acai üzümü tüketmek etkileyebilir. Bir sağlık sorunu yaşadığımızda alternatif olarak kullandığınız bitkileri mutlaka doktorunuza söyleyiniz.
Şimdiye kadar tespit edilmiş bir ilaçla etkileşimi söz konusu değildir. Eğer bir rahatsızlık sonucu sürekli ilaç kullanıyorsanız bu acai üzümü kullanmanın doğru olup olmadığını doktorunuza danışın.
Hiçbir gıda takviyesi veya bitkisel ürünlerle zararlı bir etkileşimi olduğu bilinmemektedir.
Acai üzümünün tüketilmesinde ki miktar kişinin yaşına ve sağlık durumuyla alakalandırılır. Şunu belirtelim acai üzümünün dozu hakkında yapılan laboratuvar çalışmaları yetersizdir. Unutmamak gerekir ki her doğal ürün güvenli değildir. Tüketimi de çok fazla dozlarda olmamalıdır. Böyle ürünlerin etiketlerini iyice inceleyerek doktorunuza veya eczacınıza sormadan tüketmeyiniz.Sağlığınız güvenilir doğal ürünleri dozunda tüketmektir.

Kansızlık

Kansızlık Nedir Neden Olur?

Kansızlık kandaki alyuvarlar sayısının azalması neticesinde oluşan bir sağlık sorunudur. Buna ayrıca anemi de denir. Kansızlığın yetişkinlerdeki en büyük sebebi demir eksikliğidir. Bunun yanında B12 vitamini eksikliği, folik asit eksikliği de kansızlığa yol açan sebeplerdendir. Kanserler, kronik enfeksiyonlar, romatolojik hastalıklarda kansızlığa yol açar.

Kansızlık Yetişkinlerde Nasıl Belirti Verir?

Yetişkinlerdeki kansızlığın en belirgin belirtisi halsizliktir. Hasta aşırı halsizlik ve yorgunlukla hastaneye başvurur. Bunun dışında çarpıntı, çabuk yorulma, uyku bozuklukları, düşünceyi toparlayamama, unutkanlık, kulaklarda çınlama, baş dönmesi gibi semptomlarla da hastaneye başvurabilir.

Bunların yanı sıra hastada solukluk olur. Rengi solar. Hasta bunu fark etmez ama yakınları solduğu şeklinde hastayı yönlendirebilirler.

Kansızlığın başka belirtileri de olabilir. Fakat bunlar daha çok kansızlığın altta yatan sebebinin yaptığı belirtiler olabilir. Mesela mide veya kolon kanserine bağlı kansızlık varsa hasta baş ağrısı, karın ağrısı ve kabızlıktan şikayetçi olabilir.

Kansızlık Ve Sindirim Sistemi Kanserleri Arasında Bir Bağlantı Var Mıdır?

Demir eksikliği anemisi ve sindirim sistemi hastalıkları arasında ciddi bir ilişki vardır. Özellikle emilim problemi olan kişilerde demir eksikliği anemisi sıklıkla oluşabilir. Bazı kişilerde de B12 vitamin eksikliğine bağlı kansızlık oluşabilir. Demir eksikliği anemisi teşhisi konmuşsa bu kişilerde kalın bağırsakta, midede, 12 parmak bağırsağında ve yemek borusunda patoloji olma ihtimali yüksektir ve bu hastalarda o bölgelerin incelenmesinin mutlaka yapılması gerekir.

kadınlarda kansızlık

Demir Eksikliğine Bağlı Kansızlık Önemli Bir Hastalığın Belirtisi Olabilir Mi?

Demir eksikliğine bKansızlık (5)ağlı kansızlık aslında bir teşhis değildir, bir bulgudur. Muhakkak altta yatan nedeni bulmak gerekir. Altta yatan neden ciddi bir durumda olabilir, basit bir durumda olabilir. En basiti yeterince kırmızı et yememektir. Bu basit bir sebeptir. Rahatlıkla ortadan kaldırılabilir. Ama bazen altından çok ciddi nedenler çıkabilir. Bunların başında mide, bağırsak ve yemek borusu kanserleri gelir. Demir eksikliği anemisi konulan erkeklerde veya menopoz sonrası kadınlarda endoskopi denilen yöntemle yemek borusunu, mideyi, kalın bağırsakları taramak gerekir.

kansızlık belirtileri

Demir Eksikliğine Bağlı Kansızlık Kadınlarda Neden Daha Çok Görülür?

Demir eksikliğine bağlı kansızlığın kadınlarda daha çok görülmesinin temel sebebi düzenli olarak adet görmeleridir. Ayrıca buna ek olarak kadınlar erkeklere göre kırmızı eti daha az tüketirler. Ülkemizde vejetaryen sayısı kadınlarda biraz daha fazladır. Bu nedenle yeterli demiri alamadıklarından, düzenli regli olduklarından bu nedenle demir eksikliği kadınlarda daha fazladır.

Yüksek Tansiyon

Yüksek Tansiyon Nedenleri (Sebepleri)

Yüksek tansiyon yani hipertansiyon atadamarlarımızdaki kan basıncının yükselmesi anlamına gelen kronik bir durumdur. Basıncın artması ile kalp kanın damarlar içerisinde dolaşımını yerine getirmek için normalin dışında bir şekilde çalışır yüksek tansiyon’ da sınır daha önceleri 140’ a 90 olarak tanımlanmıştır. Ancak günümüzde bu durum biraz değişmiştir.

Türkiye’de her üç kişiden birisi yüksek tansiyon hastası son bilimsel araştırmalar yüksek tansiyon kriterlerinde önemli bir değişikliği ortaya çıkardı. Yani yaşa ve geçirilen hastalıklara göre yüksek tansiyon eşikleri yeniden tanımlandı. Örneğin her yetişkin için yüksek tansiyon sınırı 14-9 iken ileri yaşlar için bu rakam 15-9’ a çıkarıldı.

 tansiyon

Türkiye’de yaklaşık 25 milyon kişinin tedavi gördüğü hipertansiyonda kriterler son bilimsel çalışmalar eşiğinde yeniden değiştirildi. Hipertansiyon için kritik eşiğin artabileceği ortaya konuldu. Bu değişiklik özellikle 80’ li yaşlar ve üzerindeki tansiyon hastalarını etkileyecek.

Bütün yaş gruplarında 140’ a 90 değilde yaşlı grupta özellikle 80 yaş üzeri grupta 150 büyük tansiyon 90 küçük tansiyonun üzerinde olması yüksek olarak kabul ediliyor. Yani seksen yaş üzeri bireyler için hipertansiyon hastası tanısı koyularak tedaviye başlama sınırı büyük tansiyonda 14’ten 15’e çıkmış oldu.

Şuandaki mevcut veriler 150’ ye kadar düşürmenin çok net yararını gösterdiği için yaşlılarda o kadar zorlamayalım şeklinde bir görüş mevcut şu anda. Ve tansiyonları kontrol altında tutulan kronik hastalar. Onlar içinde sınır değişti.

Yüksek Tansiyon Belirtileri

Hipertansiyon kontrol altında tutulmaz ise bir çok hastalığa davet çıkarabilir hatta ölüme kadar götürebilir. Özellikle hipertansiyonun neden olduğu hastalıklar kalp krizi kalp yetmezliği anevrizma periferik arter hastalığı ve böbrek rahatsızlıklarıdır. Tedavi şeklinde ise en önemlisi beslenme alışkanlıkları ve düzenli bir hayat kontrolü vardır. bu iki hususa dikkat edildiği sürece yüksek tansiyon bir nevi de olsa aşağılara çekilmektedir. Ancak yaşam şekillerinin değiştirilmesine rağmen düzene oturmayan hastalarda vardır. bunlara ekstra ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Bu sayede tansiyon düzeyi normal değerlere çekilmektedir.

Sonuç olarak yüksek tansiyon daima dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Bu sayede ileriki yıllarda böyle bir tehlike ile baş başa kalmamak için genç yaşlarda düzenli spor yapmalı sigara gibi kötü alışkanlıkları hayatımızdan dışlamak gerekir.

Baş Ağrısı

Baş Ağrısı Belirtileri Nelerdir?

Baş ağrısı toplumda sıkça görülen bir durum ancak uzmanlara göre başınız uzun süredir ve çok şiddetli bir şekilde ağrıyorsa işte bu durum çok ciddi bir hastalığın habercisi olabilir.
Beyin tümörünün en belirgin özelliği de işte bu inatçı ve şiddetli baş ağrılarıdır eğer ki ağrı iki saatten fazla sürüyorsa mutlaka doktora başvurmanız gerekmektedir.

Seneler içinde gelişir bunda da belirtiler baş ağrısı özellikle yavaş büyüyen tümörler bası yapan tümörler baş ağrısı yapabilir. Riskli gruplar ise tansiyon hastalarıdır. Eğer ki tansiyon yüksek gidiyorsa bununla beraber şiddetli baş ağrınız varsa bu bir beyin kanamasının bile habercisi olabilir. Bunda orta yaş kişilerde yüksek tansiyon hastalarında en sık felç sebebi beyin kanamasıdır.
Baş ağrısı ile migren hep karıştırılır eğer ağrıya konuşma yürüme ve görme bozukluğu da eşlik ediyorsa tehlike çanları çoktan çalmaya başladı demektir. Beyinde oluşan baloncuk yani anevrizma’ da işte bu ciddi tablo sonrasında ortaya çıkar.

Bu baloncuk patladığı zaman beyne yaptığı baskı ile şiddetli baş ağrısı olur şanslı ise o kişi kurtulur bunun dışında sakat kalabilir ve özetle genç yaşta olan anevrizma patlamalarında ölüm oranı çok yüksektir.

baş ağrısı

BAŞ AĞRISINDAN KURTULMANIN DOĞAL YOLU

” Son derece sıradan görünebilir ama çocuğunun aklına gelmeyen bir yöntem bir bardak su içmek. Çünkü ağrının nedeni dehidrasyon yani vücutta aşırı su kaybı olabilir. Yalnız burada önemli bir nokta var içeceğiniz suyun asla soğuk olmaması gerekiyor.

” Nane yatıştırıcı etkisi olan mucizevî bir bitkidir ve sadece koklamak bile rahatlatıyor. Ancak en iyisi çözüm çayı naneli içmek olacaktır. Çaya atacağınız bir dilim limonda ağrıya çözüm olabilir.

” Kaslarınızı gevşetmenin en iyi yolu sıcak bir duş almak ama bunu her zaman yapacak imkânınız olmayabilir o zaman yapmanız gereken bir yerlerden buz torbası bulmak ve başınızın en çok ağrıyan bölgesine koymak.

” Temiz hava beklemediğiniz kadar etkili olabilir. Yürüyüş yapmak sizin için en iyisi ama yürüyüş yapmaya imkânınız yok ise pencereyi açmanızda yeterli olacaktır ve derin bir nefes almayı da unutmayın.